ABD, AB ve NATO’NUN TEHDİTLERİ

Son yıllarda Türkiye, başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerinin “şamar oğlanı” durumuna düşürülmek isteniyor. Türkiye durumun farkında. Geçmişte bazı siyasetçilerin düştüğü “boyun eğme” dönemleri geride kaldı artık. Türkiye özellikle ABD ve Batılı ülkelerin bu baskıcı tavırları karşısında geri adım atmıyor. Kısacası “şamar oğlanı” olmadığını, üstüne basa basa göstermek istiyor.

Örneğin son aylarda gündemden düşmeyen en sıcak konulardan, Suriye, Kuzey Irak, Doğu Akdeniz ve S-400’lerin alımı gibi konularda Türkiye en ufak taviz vermedi. Durum böyle olunca da, ABD ve Batı ülkeleri iyice çileden çıkıyor.  Her fırsatta “yaptırım” çığlıkları atıyor.

Artık Türk halkına da bıkkınlık gelmiş durumda.

ABD, NATO ve AB’ye tepki sesleri yükseliyor. Türkler “Yetti artık, ne yaptırımı yapacaksanız yapın!” demekte kendilerini alamıyor.

Mesela son bir haftaya bakalım:

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye ile yaşanan S-400 gerilimiyle ilgili “durumun çok karmaşık olduğunu” belirterek Türkiye ile görüşmeleri sürdürdüklerinin altını çiziyor.

S-400 gerilimi ile ilgili, yaşananlardan Obama yönetiminin sorumlu olduğunu vurgulayan Trump, “Rusya’dan bizimki kadar iyi olmayan füze sistemi alacaklarını fark ettiklerinde Türkiye’ye tamam size Patriot yollayacağız demeye başladılar. Size Patriot yollayacağız dediler ama o sırada Türkiye zaten Rusya ile anlaşma imzalamış ve çok para ödemişti. Türkiye aynı zamanda 100’den fazla F35 uçağı sipariş etti. Ve daha fazlasını sipariş etmeyi planlıyorlar. Ama Rus yapımı füze sistemleri olduğu için 100’ün üzerinde uçak almalarına izin verilmeyeceği söyleniyor.”

BİZ SATMADIK

“Bizim füze sistemimizi almak istediler biz satmadık ve Erdoğan istemediği halde başka bir ülkeyle Rusya’yla füze sistemi almak üzere anlaşma yapmak zorunda kaldı. Sonra biz birden bire tamam o zaman biz size şimdi Patriot satabiliriz diyoruz. Rus sistemi aldıkları için onlara milyarlarca dolarlık uçak satamayacağız. Onların içinde oldukları durum çok zor, bizim içinde bulunduğumuz durum da çok zor. Üzerinde çalışıyoruz ve ne olacağını göreceğiz” ifadelerini kullanıyor.

Yani demek istiyor ki Türkiye ile bu konu henüz kapanmadı.

GELELİM AB’NİN DOĞU AKDENİZ YAPTIRIMLARINA

Türkiye, Fatih sondaj gemisi ile Doğu Akdeniz’de kendi kıta sahanlığında sondaj çalışmaları yaparken, Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisi ve Yavuz sondaj gemisiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı’na ruhsat verdiği alanlarda sismik araştırma ve sondaj çalışmaları yapıyor.

Bu çalışmalara tepki gösteren Avrupa Birliği (AB), Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerinin yasa dışı olduğunu iddia ederek, bazı adımlar atma kararı alıyor.

AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımıyla Brüksel’de gerçekleştirilen Dış İlişkiler Konseyi Toplantısı kapsamında sonuç bildirgesi yayınlanıyor. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarına ilişkin faaliyetlerinin yasa dışı olduğu savunulan bildirgede, AB’nin bu duruma yönelik çeşitli kararlar aldığı belirtiliyor.

DOĞU AKDENİZ YAPTIRIMLARI

Anadolu Ajansı’nın geçtiği habere göre bildirgede, AB’nin Türkiye’ye sağladığı katılım öncesi fonlarda kesinti yapılmasına, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki kredi faaliyetlerinin gözden geçirilmesine, Türkiye ile AB arasında devam eden havacılık anlaşması müzakerelerinin askıya alınmasına ve Ortaklık Konseyi ile üst düzey diyalog toplantılarına bir süreliğine ara verilmesine karar verildiği kaydediliyor.

Bildirgede, Türkiye’nin hidrokarbon arama çalışmalarını sürdürmesi halinde AB’nin hedef odaklı tedbir seçenekleri üzerinde de çalışacağına işaret ediliyor.

Kararlar arasında bulunan, AB’nin Katılım Öncesi Mali Yardımı (IPA) çerçevesinde 2014-2020 döneminde Türkiye’ye taahhüt ettiği 4,45 milyar avrodan bir miktar kesinti yapması öngörülüyor.

AB’nin finans kurumu olan ve yatırımları finanse eden Avrupa Yatırım Bankası’nın ise 2018 yılında Türkiye’de sağladığı toplam kredi miktarı 386 milyon avro seviyesinde bulunuyor.

Türkiye ve AB arasında müzakere edilen havacılık anlaşmasında da AB’nin anlaşmaya Türkiye’nin tanımadığı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) dahil etmeye çalışması nedeniyle ilerleme kaydedilemiyor.

DIŞİŞLERİ BAKANI: ÇOK DA CİDDİYE ALMAYA GEREK YOK

Makalenin girişinde bahsettiğim gibi. Türkiye AB’nin aldığı yaptırım kararlarına en güzel ve kısa yanıtı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu anında yanıt verdi.

Çavuşoğlu, AB’nin, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz sondaj çalışmaları nedeniyle yaptırım kararı için “Çok da ciddiye almaya gerek yok” yorumunda bulundu.

“AB’nin bize ihtiyacı var. Aldıkları kararların uygulanmasının da mümkün olmadığını kendileri de biliyor. Rum kesimini tatmin etmek için kıytırıktan kararlar almak durumda kaldılar. Sorun Kıbrıs Türk halklarının ada etrafındaki haklarının garanti altına alınmamasıdır” diyen Çavuşoğlu, “Türkiye’ye yönelik böyle kararlar alırsanız faaliyetlerimizi artıracağız. Doğu Akdeniz’de üç gemimiz var, dördüncü gemiyi de göndereceğiz” ifadesini kullandı.